rembrandt

Showing 6 posts tagged rembrandt

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)
Resim : Belshazzar’s Feast (1636-38)
Nerede  :  National Gallery, Londra, İngiltere
Boyutu  : 167,6 cm x 209,2 cm
Rembrandt'ın devasa ve etkileyici barok ressamlar arasında ben de varım demek için yaptığı resim bu. Rembrandt'ı anlatırken bahsetmiştim, rahat resim yapabilmesi için, para alması gerekirdi. Resim bedava yapılamayacak kadar lükstü başlangıçta. Ancak para karşılığında resim yapması için, oto-portreler dışında da yetenekli olduğunu göstermesi gerekiyordu. Artemisia‘da yaptığı gibi yine etkileyici bir konu seçti; Belşazzar'ın Ziyafeti. Konu bahane, maksat ışık ve gölgelerdeki yeteneğini göstermekti elbette. Daniel Kitabı'nda yer alan hikayeye göre, Babil'in son kralı Belşazzar, büyük, içkili bir ziyafet verir. Kibirden gözü dönmüştür. Babası Nebukadnezar'ın kutsal Kudüs tapınaklarından getirdiği altın, gümüş çanaklarda şarap servis eder, ne büyük saygısızlık. İşte tam o anda duvarda bir el belirir, bir vücuda bağlı olmayan, havada harekete eden bir el duvara bir şeyler yazar. Herkes şoktadır! Rembrandt resmine işte tam bu şok anını yansıtmıştır. Kimse ne yazıldığını anlamaz, kahinler bir şey söyleyemez. O gece Belşazzar ölür, Babil İmparatorluğu'nun sonu gelmiştir, Persler ve Medler toprakları bölerler. MENE, MENE, TEKEL, UPHARSIN, duvara yazılan ve kimsenin çözemediği 4 kelimedir. Anlamını bir tek Daniel çözer; Tanrı krallığını sona erdirdi, tartıldın ve eksin bulundun, krallığın Medlere ve Farslara verildi. Resimde Belşazzar'ı hayretler içinde duvara dönmüş görüyoruz. Babası Nebukadnezar ve annesi de dahil tüm misafirlerle şokta. Resimde yüzü görünen kadın bana Night Watch'da nereden çıktığı belli olmayan o küçük kızı anımsatıyor, sizce de andırmıyor mu? Rembrandt'ın ışığı, Belşazzar'ın tüm açgözlülüğünü, üzerindeki mücevherlerden, altın çanaklarına kadar her şeyi görünürde bırakmış. Bugün bu hikayede geçen “duvardaki el yazısı” pek çok kültüre bir deyim olarak girmiş durumda. Talihsiz bir olay karşısında, ya da kötü haber bekleniyorsa kullanılan bir deyim… Duvardaki el yazısına bakın, yarın Günde 1 Resim'de son gün! Rembrandt'ı “Gece Devriyesi - Night Watch” resmi vesilesiyle 2 Mart‘ta anlatmıştım. Artemisia resmine 4 Haziran‘da, 55 yaş oto-portresine 30 Temmuz’da, The Sampling Officials resmine 12 Eylül'de  ve 22 yaş oto-portresine 30 Kasım‘da ve Isaac and Rebecca resmine 14 Aralık'ta yer vermiştim. Hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın. High-res

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)

Resim : Belshazzar’s Feast (1636-38)

Nerede  :  National Gallery, Londra, İngiltere

Boyutu  : 167,6 cm x 209,2 cm

Rembrandt'ın devasa ve etkileyici barok ressamlar arasında ben de varım demek için yaptığı resim bu. Rembrandt'ı anlatırken bahsetmiştim, rahat resim yapabilmesi için, para alması gerekirdi. Resim bedava yapılamayacak kadar lükstü başlangıçta. Ancak para karşılığında resim yapması için, oto-portreler dışında da yetenekli olduğunu göstermesi gerekiyordu. Artemisia‘da yaptığı gibi yine etkileyici bir konu seçti; Belşazzar'ın Ziyafeti. Konu bahane, maksat ışık ve gölgelerdeki yeteneğini göstermekti elbette. Daniel Kitabı'nda yer alan hikayeye göre, Babil'in son kralı Belşazzar, büyük, içkili bir ziyafet verir. Kibirden gözü dönmüştür. Babası Nebukadnezar'ın kutsal Kudüs tapınaklarından getirdiği altın, gümüş çanaklarda şarap servis eder, ne büyük saygısızlık. İşte tam o anda duvarda bir el belirir, bir vücuda bağlı olmayan, havada harekete eden bir el duvara bir şeyler yazar. Herkes şoktadır! Rembrandt resmine işte tam bu şok anını yansıtmıştır. Kimse ne yazıldığını anlamaz, kahinler bir şey söyleyemez. O gece Belşazzar ölür, Babil İmparatorluğu'nun sonu gelmiştir, Persler ve Medler toprakları bölerler. MENE, MENE, TEKEL, UPHARSIN, duvara yazılan ve kimsenin çözemediği 4 kelimedir. Anlamını bir tek Daniel çözer; Tanrı krallığını sona erdirdi, tartıldın ve eksin bulundun, krallığın Medlere ve Farslara verildi. Resimde Belşazzar'ı hayretler içinde duvara dönmüş görüyoruz. Babası Nebukadnezar ve annesi de dahil tüm misafirlerle şokta. Resimde yüzü görünen kadın bana Night Watch'da nereden çıktığı belli olmayan o küçük kızı anımsatıyor, sizce de andırmıyor mu? Rembrandt'ın ışığı, Belşazzar'ın tüm açgözlülüğünü, üzerindeki mücevherlerden, altın çanaklarına kadar her şeyi görünürde bırakmış. Bugün bu hikayede geçen “duvardaki el yazısı” pek çok kültüre bir deyim olarak girmiş durumda. Talihsiz bir olay karşısında, ya da kötü haber bekleniyorsa kullanılan bir deyim… Duvardaki el yazısına bakın, yarın Günde 1 Resim'de son gün! Rembrandt'ı “Gece Devriyesi - Night Watch” resmi vesilesiyle 2 Mart‘ta anlatmıştım. Artemisia resmine 4 Haziran‘da, 55 yaş oto-portresine 30 Temmuz’da, The Sampling Officials resmine 12 Eylül'de  ve 22 yaş oto-portresine 30 Kasım‘da ve Isaac and Rebecca resmine 14 Aralık'ta yer vermiştim. Hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın.

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)Resim : Isaac and Rebecca - The Jewish Bride (1667)Nerede  :  Rijksmuseum, Amsterdam, HollandaBoyutu  : 121,5 cm × 166,5 cm
Rembrant'ın vefatından 2 yıl önce tamamladığı bu resim, belki de en gizemli resimlerinden biridir. İlk kez iki sevgili arasındaki aşk, fiziksel olarak da gözlerimiz önünde. Elbette olabilecek en narin şekliyle! Erkek kadının omuzu koluyla sarmış, diğer eli göğsünde. Kadın ise onaylarcasına, erkeğin göğsündeki eline parmak uçlarıyla dokunuyor. Resimdekilerin kimliği tam olarak tespit edilebilmiş değil. Tahmin edilen bu çiftin Rembrandt'tan onları Isaac ve Rebecca olarak resmetmesini istediği. Isaac yani İshak Peygember, İbrahim Peygamber'in mucize oğlu, Yakup Peygamber'in babası. Rebecca ise Isaac'ın eşi. Resim sonraki yıllarda “Yahudi Gelin” olarak anılmaya başlıyor ve bu isim yapışıyor. Halbuki çıkış noktası sadece geline takılan kolye geleneği. Ancak ne kadının Musevi olması, ne de gelin olması ile ilgili kesin bir bilgi yok.  Işıkların ustasını “Gece Devriyesi - Night Watch” resmi eşliğinde 2 Mart‘ta anlatmıştım. Artemisia resmine 4 Haziran‘da, 55 yaş oto-portresine 30 Temmuz’da ve 22 yaş oto-portresine 30 Kasım‘da yer vermiştim. Hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın. Bu arada bugün Rijksmuseum'un web sitesinde dolanırken farkettim, Gece Devriyesi resmi için halka açık bir yarışma başlatmışlar, herkes kendi gözünden Night Watch'u yorumlamakta serbest, kazanan resmin önünde 2 kişilik bir yemek kazanıyor. Tanıtım videosunu bu linkten seyredebilirsiniz. Son saniyede görünen resmin önündeki yemek masası beni çok heyecanlandırdı. Amsterdamlıların, Rembrandt, Vermeer gibi ustaların şahaselerlerine yürüme mesafesinde yaşamaları yetmezmiş gibi, bir de devlet müzeleri böyle muhteşem organizasyonlarına katılma şansı da bulabiliyorlar. Bu sanat şehrini gerçekten çok kıskandım!  High-res

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)

Resim : Isaac and Rebecca - The Jewish Bride (1667)

Nerede  :  Rijksmuseum, Amsterdam, Hollanda

Boyutu  : 121,5 cm × 166,5 cm

Rembrant'ın vefatından 2 yıl önce tamamladığı bu resim, belki de en gizemli resimlerinden biridir. İlk kez iki sevgili arasındaki aşk, fiziksel olarak da gözlerimiz önünde. Elbette olabilecek en narin şekliyle! Erkek kadının omuzu koluyla sarmış, diğer eli göğsünde. Kadın ise onaylarcasına, erkeğin göğsündeki eline parmak uçlarıyla dokunuyor. Resimdekilerin kimliği tam olarak tespit edilebilmiş değil. Tahmin edilen bu çiftin Rembrandt'tan onları Isaac ve Rebecca olarak resmetmesini istediği. Isaac yani İshak Peygember, İbrahim Peygamber'in mucize oğlu, Yakup Peygamber'in babası. Rebecca ise Isaac'ın eşi. Resim sonraki yıllarda “Yahudi Gelin” olarak anılmaya başlıyor ve bu isim yapışıyor. Halbuki çıkış noktası sadece geline takılan kolye geleneği. Ancak ne kadının Musevi olması, ne de gelin olması ile ilgili kesin bir bilgi yok.  Işıkların ustasını “Gece Devriyesi - Night Watch” resmi eşliğinde 2 Mart‘ta anlatmıştım. Artemisia resmine 4 Haziran‘da, 55 yaş oto-portresine 30 Temmuz’da ve 22 yaş oto-portresine 30 Kasım‘da yer vermiştim. Hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın. Bu arada bugün Rijksmuseum'un web sitesinde dolanırken farkettim, Gece Devriyesi resmi için halka açık bir yarışma başlatmışlar, herkes kendi gözünden Night Watch'u yorumlamakta serbest, kazanan resmin önünde 2 kişilik bir yemek kazanıyor. Tanıtım videosunu bu linkten seyredebilirsiniz. Son saniyede görünen resmin önündeki yemek masası beni çok heyecanlandırdı. Amsterdamlıların, Rembrandt, Vermeer gibi ustaların şahaselerlerine yürüme mesafesinde yaşamaları yetmezmiş gibi, bir de devlet müzeleri böyle muhteşem organizasyonlarına katılma şansı da bulabiliyorlar. Bu sanat şehrini gerçekten çok kıskandım! 

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)Resim : Self-Portrait as a Young Man (1628)Nerede  :  Rijksmuseum, Amsterdam, HollandaBoyutu  : 22,5 cm x 18,6 cm
Rembrandt'ın, ne mutlu bize ki oto-portre takıntısı sayesinde, hemen her dönemini gözlerimiz önüne süren hallerinden biri. Rembrandt burada sadece 22 yaşında. Yüzünün tamamına yakını gölge altında. Ve hatta odak noktası sağ kulak memesi üzerinde. Evet sadece 22 yaşında ama hayranı olduğum ışık hüzmesi sağ elmacık kemiği üzerinde. Rembrandt'ın henüz bıyıkları terlememiş yüzünü, gelecek için yeteneğinin sinyallerini veren bu resminde görmek harika! Rembrandt’ı  Gece Devriyesi vesilesiyle 2 Mart‘ta, Artemisia ile 4 Haziran‘da, meşhur 55 yaş oto-portresiyle birlikle 30 Temmuz’da ve “The Sampling Officials” resmi ilse 12 Eylül'de anlatmıştım. Rembrandt'ın hayatından hikayeler ile birlikte, resimleri hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın.
High-res

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)

Resim : Self-Portrait as a Young Man (1628)

Nerede  :  Rijksmuseum, Amsterdam, Hollanda

Boyutu  : 22,5 cm x 18,6 cm

Rembrandt'ın, ne mutlu bize ki oto-portre takıntısı sayesinde, hemen her dönemini gözlerimiz önüne süren hallerinden biri. Rembrandt burada sadece 22 yaşında. Yüzünün tamamına yakını gölge altında. Ve hatta odak noktası sağ kulak memesi üzerinde. Evet sadece 22 yaşında ama hayranı olduğum ışık hüzmesi sağ elmacık kemiği üzerinde. Rembrandt'ın henüz bıyıkları terlememiş yüzünü, gelecek için yeteneğinin sinyallerini veren bu resminde görmek harika! Rembrandt’ı  Gece Devriyesi vesilesiyle 2 Mart‘ta, Artemisia ile 4 Haziran‘da, meşhur 55 yaş oto-portresiyle birlikle 30 Temmuz’da ve “The Sampling Officials” resmi ilse 12 Eylül'de anlatmıştım. Rembrandt'ın hayatından hikayeler ile birlikte, resimleri hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın.


Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)Resim : The Sampling Officials (1662)Nerede  :  Rijksmuseum, Amsterdam, HollandaBoyutu  : 191,5 cm x 279 cm
Sadece Rembrandt'ın değil, Hollanda resim tarihinin en önemli grup portresidir bu resim. Resim sipariş üzerine yapılmış, devlet binasında asılacağı yer bile hazırmış. Resimdeki 5 kişi numune kumaş inceleyen memurlar, çok önemli bir iş, kumaşı inceleyip tespitlerini deftere bir bir not alıyorlar. En arkada geride duran hizmetli, onun diğerleri gibi şapkası yok, sadece takke takmış. Resimde aslında 5 değil 6 memur varmış, bu x-ray görüntülerinde tespit edildi, Rembrandt sonradan görüntüyü rahatsız ettiğini düşünmüş olacak silmiş. Rembrandt bu resim için 3 eskiz çalışmış, en soldaki adamın oturması mı daha iyi ayakta durması mı, emin olamamış. Rembrandt'ı tanıyanlar bilir, onun tek derdi, resimdeki memurların konumu, ne iş yaptığı, nasıl göründüğü falan değil, soldan sızan güneş ıığını en iyi nasıl yansıtacağı. Nitekim resmi 1661'de tamamlamış ve duvarın sol üstüne tarihle birlikte imzasını atmış. Ancak sonradan birkaç detay eklemiş, kafasına takılanları düzeltmiş olacak ki, masaörtüsü üzerinde siik de olsa bir imza daha var, yıl 1662. Rembrandt'ı  Gece Devriyesi vesilesiyle 2 Mart‘ta, Artemisia ile 4 Haziran'da ve meşhur 55 yaş oto-portresiyle birlikle 30 Temmuz’da anlatmıştım. Hatırlamak isterseniz hikayeleri tarih linklerinde. High-res

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)

Resim : The Sampling Officials (1662)

Nerede  :  Rijksmuseum, Amsterdam, Hollanda

Boyutu  : 191,5 cm x 279 cm

Sadece Rembrandt'ın değil, Hollanda resim tarihinin en önemli grup portresidir bu resim. Resim sipariş üzerine yapılmış, devlet binasında asılacağı yer bile hazırmış. Resimdeki 5 kişi numune kumaş inceleyen memurlar, çok önemli bir iş, kumaşı inceleyip tespitlerini deftere bir bir not alıyorlar. En arkada geride duran hizmetli, onun diğerleri gibi şapkası yok, sadece takke takmış. Resimde aslında 5 değil 6 memur varmış, bu x-ray görüntülerinde tespit edildi, Rembrandt sonradan görüntüyü rahatsız ettiğini düşünmüş olacak silmiş. Rembrandt bu resim için 3 eskiz çalışmış, en soldaki adamın oturması mı daha iyi ayakta durması mı, emin olamamış. Rembrandt'ı tanıyanlar bilir, onun tek derdi, resimdeki memurların konumu, ne iş yaptığı, nasıl göründüğü falan değil, soldan sızan güneş ıığını en iyi nasıl yansıtacağı. Nitekim resmi 1661'de tamamlamış ve duvarın sol üstüne tarihle birlikte imzasını atmış. Ancak sonradan birkaç detay eklemiş, kafasına takılanları düzeltmiş olacak ki, masaörtüsü üzerinde siik de olsa bir imza daha var, yıl 1662. Rembrandt'ı  Gece Devriyesi vesilesiyle 2 Mart‘ta, Artemisia ile 4 Haziran'da ve meşhur 55 yaş oto-portresiyle birlikle 30 Temmuz’da anlatmıştım. Hatırlamak isterseniz hikayeleri tarih linklerinde.

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)
Resim : Artemisia (1634)
Nerede  :  Museo del Prado, Madrid, İspanya
Boyutu  : 142 cm x 152 cm
Resimlerinde, hayal ettiği ışığı istediği yere inanılmaz bir güzellikle yerleştirme yeteneğine sahip Rembrandt’ı 2 Mart’ta anlatmıştım, hatırlamak isteyenler için http://goo.gl/fJRV0 . Artemisia resmi’nde de ışığın ustası tüm yeteneklerini sergilemiş. Hem de hayatta olmayan, ünlü bir karakteri, hikayesiyle resmederek. Artemisia II Caria, MÖ 392’de Anadolu’ya hükmeden ünlü Persi Mausolus’un eşi ve aynı zamanda kardeşidir. Mausolus hiçbir zaman kral olmamıştır, ancak Karya bölgesini topraklara katıp yönetmesiyle ünlüdür. Bu sapkın ilişkinin bir uzantısı olarak Artemisia, Mausolus öldükten sonra, küllerini bir sıvı ile karıştırıp içmiştir. Bu hikaye Rembrandt’ı da fazlasıyla etkilemiş olacak, Artemisia’yı külleri içmek üzereyken resmetmiştir. Artemisia, Mausolus’un ölümü ardından yönetimi devralmış ve dünyanın 7 harikasından biri kabul edilen “Halikarnas Mozolesi”ni, Mausolus için tamamlanmıştır. Halikarnas Mozolesi’nin 1500 yıl kadar ayakta kaldığı ve sonraki bir tarihte deprem sebeiyle yıkıldığı tahmin ediliyor. Saint Jean şövalyeleri bölgeye geldiğinde, mozaleden kalan taşları kullanarak, Bodrum Kalesi’ni inşa etmişler. Mozole bugün ayakta olsaydı, belki de turizm zengini bir ülke olurduk. Tuhaf şekilde restore edilen, Bodrum Kalesi ile yeterinde ilgi çekemediğimiz ortada! High-res

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)

Resim : Artemisia (1634)

Nerede  :  Museo del Prado, Madrid, İspanya

Boyutu  : 142 cm x 152 cm

Resimlerinde, hayal ettiği ışığı istediği yere inanılmaz bir güzellikle yerleştirme yeteneğine sahip Rembrandt’ı 2 Mart’ta anlatmıştım, hatırlamak isteyenler için http://goo.gl/fJRV0 . Artemisia resmi’nde de ışığın ustası tüm yeteneklerini sergilemiş. Hem de hayatta olmayan, ünlü bir karakteri, hikayesiyle resmederek. Artemisia II Caria, MÖ 392’de Anadolu’ya hükmeden ünlü Persi Mausolus’un eşi ve aynı zamanda kardeşidir. Mausolus hiçbir zaman kral olmamıştır, ancak Karya bölgesini topraklara katıp yönetmesiyle ünlüdür. Bu sapkın ilişkinin bir uzantısı olarak Artemisia, Mausolus öldükten sonra, küllerini bir sıvı ile karıştırıp içmiştir. Bu hikaye Rembrandt’ı da fazlasıyla etkilemiş olacak, Artemisia’yı külleri içmek üzereyken resmetmiştir. Artemisia, Mausolus’un ölümü ardından yönetimi devralmış ve dünyanın 7 harikasından biri kabul edilen “Halikarnas Mozolesi”ni, Mausolus için tamamlanmıştır. Halikarnas Mozolesi’nin 1500 yıl kadar ayakta kaldığı ve sonraki bir tarihte deprem sebeiyle yıkıldığı tahmin ediliyor. Saint Jean şövalyeleri bölgeye geldiğinde, mozaleden kalan taşları kullanarak, Bodrum Kalesi’ni inşa etmişler. Mozole bugün ayakta olsaydı, belki de turizm zengini bir ülke olurduk. Tuhaf şekilde restore edilen, Bodrum Kalesi ile yeterinde ilgi çekemediğimiz ortada!

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)
Resim : Night Watch – Gece Devriyesi (1642)
Nerede  :  Rijksmuseum, Amsterdam, Hollanda
Boyutu  : 3,63 m x 4,37 m
Işığın ve gölgelerin ustası olarak bilinen  Rembrandt, barok tarzındaki resimleri ve ünlü otoportreleri ile Hollanda  Altın Çağı’nın en  verimli sanatçısıdır. Rembrandt’ın özel hayatı  acılarla dolu geçti, 60 yıllık yaşamında 4 çocuğunun ve 2 eşinin  vefatını yaşadı, 50 yaşındayken iflas etmesiyle tüm resimlerini ve mal  varlığını kaybetti. Yaşadığı dönemdeki rütbeli askerlerin, para  vererek şanlı resimlerini yaptırma egosu, her ne kadar resimler  bittiğinde hangi askerin daha havalı resmedildiği tartışma yaratsa da,  Rembrandt’ın sanatını geliştirmesinde büyük rol oynadı. Night Watch  resmini de komutan ve 17 muhafızı 100’er gulden ödeyerek yaptırdı.  İlginç bir not, resimdeki davulcu, komposizyon için resme dahil edilmiş  ve bir jest olarak ücretsiz olarak resimde yer almasına izin  verilmiştir. Rembrandt’ın askerlerin resmini yaparken, sanat adına bu  resimde ortaya koyduğu en vurucu nokta, aslında orada olmayan küçük bir  kızı ve yine orada hiç olmayan bir ışığın, o kızı apaçık  ortada bırakan halini, hayalgücüyle resme eklemiş olması. Bu resmin  kaderi de sahibinin şanssızlığını takip etti; 1715’te resim taşınırken,  büyük ölçüde soldan, her üç taraftan da kesilerek küçültüldü, malesef 2  karakter tamamen yok oldu, 1975’te ekmek bıçağı ile, 1990’da ise asit  ile vandal eylemlere hedef oldu. Resim restore edilerek  kutarılabildi ve bu yaralar sadece çok dikkatli bakıldığında  anlaşılabilir. High-res

Ressam  : Rembrandt van Rijn (1606-1669)

Resim : Night Watch – Gece Devriyesi (1642)

Nerede  :  Rijksmuseum, Amsterdam, Hollanda

Boyutu  : 3,63 m x 4,37 m

Işığın ve gölgelerin ustası olarak bilinen Rembrandt, barok tarzındaki resimleri ve ünlü otoportreleri ile Hollanda Altın Çağı’nın en  verimli sanatçısıdır. Rembrandt’ın özel hayatı acılarla dolu geçti, 60 yıllık yaşamında 4 çocuğunun ve 2 eşinin vefatını yaşadı, 50 yaşındayken iflas etmesiyle tüm resimlerini ve mal varlığını kaybetti. Yaşadığı dönemdeki rütbeli askerlerin, para vererek şanlı resimlerini yaptırma egosu, her ne kadar resimler bittiğinde hangi askerin daha havalı resmedildiği tartışma yaratsa da, Rembrandt’ın sanatını geliştirmesinde büyük rol oynadı. Night Watch resmini de komutan ve 17 muhafızı 100’er gulden ödeyerek yaptırdı. İlginç bir not, resimdeki davulcu, komposizyon için resme dahil edilmiş ve bir jest olarak ücretsiz olarak resimde yer almasına izin verilmiştir. Rembrandt’ın askerlerin resmini yaparken, sanat adına bu resimde ortaya koyduğu en vurucu nokta, aslında orada olmayan küçük bir kızı ve yine orada hiç olmayan bir ışığın, o kızı apaçık ortada bırakan halini, hayalgücüyle resme eklemiş olması. Bu resmin kaderi de sahibinin şanssızlığını takip etti; 1715’te resim taşınırken, büyük ölçüde soldan, her üç taraftan da kesilerek küçültüldü, malesef 2 karakter tamamen yok oldu, 1975’te ekmek bıçağı ile, 1990’da ise asit ile vandal eylemlere hedef oldu. Resim restore edilerek kutarılabildi ve bu yaralar sadece çok dikkatli bakıldığında anlaşılabilir.