Posts tagged national gallery of art
Ressam : Rene Magritte (1898-1967)
Resmin Adi : The Human Condition (1933)
Nerede : National Gallery of Art, Washington, USA
Boyutu : 100 cm x 81 cm
Ne demiştik, bir şeyin ilkini yapan, öncüsü olana saygımız sonsuz! Bundan 15 sene kadar önce, bir sergide orta sınıf bir ressamı dahi ilan etmiştim. Resme 3 boyut vermek üzere, kanvasın çakılı olduğu tahta kısmı, göründüğü şekilde resmin üzerinde boyamış ve bir illüzyon yaratmıştı. Tabi o dönemde ben Rene Magritte’in adını bile duymamıştım. Meğer o ressam da bir Magritte hayranıymış. Magritte’in bu resimde yaptığı şey de her zamanki gibi zihinlerimize oynamak, bizi eğlendirmek. İtiraf edin, resme bakında ilk çerçevedeki resmi gerçek manzaraya benzetmiş mi onu kontrol etmek oluyor. Nasıl da kandık :) Her ikisi de Magritte’in elinden çıkmış tek seferde çıkmış bir bütün değil mi sanki… Şövalenin ayakları, pencerenin hemen önünde, üzerine duran kasnağa gerçek hissi vermek için sağda bir güzel bahsettiğim tahta kısmı boyamış, bir de solda azıcık perdenin üstüne taşırmış. Resimlerinde elmayla yüzünü saklamaya meraklı olan Magritte, bu resimde de manzaradaki ağacı, şövaledeki resim ile gizlemiş. Magritte’in hayatını, anlattıklarını “The Son of Man” resmi eşliğinde 8 Nisan‘da anlatmıştım. “La Golconde”ye 22 Haziran‘da, The Mysteries of the Horizon’a 11 Ağustos‘ta, “Homesickness”a 13 Ekim‘de ve Horse Riding’e 22 Aralık’ta yer vermiştim. Bu müthiş adamı keşfetmek isterseniz tarih linklerine tıklayın.
Ressam : Amedeo Modigliani (1884-1920)
Resmin Adi : Chaim Soutine (1917)
Nerede : National Gallery of Art, Washington, ABD
Boyutu : 91,7 cm x 59.7 cm
Modigliani sadece kadınların portresini yapmıyordu elbette. Soyut dışavurumcu ressam Chaim Soutine ile çok yakın arkadaşlardı. O dönemlerde, kimsenin anlamadığı sanatlarını icra ederken, birbirlerine destek oldular, birbirlerini yüreklendirdiler. Modigliani, Soutine’in bir çok portresini yaptı, hatta hızını alamayıp bir tanesini bir kapının üzerine bile boyadı. Bu kadar sevgi ve hayat dolu olan Modigliani’nin hayatının çok genç ve çok acı sonlanması haksızlık. Hayatının aşkı Jeanne Hebuterne’i konu aldığı portreler, bugün 30 milyon dolara alıcı buluyor. Halbuki onu hayatının son günlerine sürükleyen şey parasızlıktı. Modigliani ve Hebuterne’in insanı “Love Story” kadar üzen hikayelerini 8 Mayıs‘ta “Jeanne Hebuterne with Necklace” resmi eşliğinde anlatmıştım. 24 Haziran‘da “Portrait of Jeanne Hebuterne” ve 16 Kasım‘da ise “Female Nude” resimlerine yer vermiştim. Hatırlamak isterseniz, tarih linklerine tıklayın.
Ressam : Camille Pissarro (1830-1883)
Resmin Adi : Boulevard des Italiens, Morning, Sunlight (1897)
Nerede : National Gallery of Art, Washington ABD
Boyutu : 73,2 cm x 92,1 cm
Pissarro bu yıllarda, Paris’in kalabalık sokaklarını bir pencereden gözetlercesine resmetmeye takıktı. Ardı ardına o kadar çok aynı açıdan resim yapıyordu ki, onu defalarca aynı manzarayı resmetmeye teşvik eden şeyin ışık ve renk olduğunu ispatlarcasına, resimlerine günün saatini ve mevsimi de not olarak ekliyordu. Örneğin bu bulvarın güneşli bir sabah saati. Daha önce Montmartre bulvarında yaptığı resimlere 2 kez yer vermiştim, bu da İtalyan Bulvarı’ndan. Pissarro çevresindekileri yüreklendirici mizacıyla, sadece izlenimcilerin değil, kendi ailesinden 9 ressamın da “babası” olmuştu. Pissarro’nun hayatını “The Boulevard Montmartre on a Winter Morning” resmi eşliğinde 22 Mart‘ta anlatmıştım. 25 Temmuz‘da ”The Boulevard Montmartre at Night” ve “Self-portrait” resmine ise 1 Eylül‘de yer vermiştim, hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın.
Ressam : Rene Magritte (1898-1967)
Resmin Adi : The Blank Cheque - Horse Riding (1965)
Nerede : National Gallery of Art, Washington, USA
Boyutu : 81 cm x 64 cm
Belçikalı sürrealist ressam, bir taraftan gerçeküstü resimler yapıp bir taraftan da gerçekçiliği sorgulamaya bayılıyordu. Pipo resminden bahsetmiştim, bir piponun kocaman resmini yapıp altına da “bu bir pipo değildir” yazmıştı. Resimdeki piponun içine tütün koyup içemiyorsanız, bu bir pipo olamaz diyordu, gerçekçiliğe bu derece takıp bir sürrealistti o. Bu resme saatler bakmak mümkün. İnsan psikolojisinin resim hali gibi bir şey! Bir kadın atın üzerinde, sık ağaçlı bir ormandan geçiyor, ama gözümüz görmemesi gereken bir şeyi görüyor, ağacın arkasındaki kadın ağacın üzerinde, yine de ilk bakışta, ağacın arkasında kalan yeri sağ ve sol göz birbirine yardım edip tamamlamış gibi. Bu resim ile ilgili bir blog yazısı var, resimde ilginizi çeken ve detaylı görmek isteyeceğimiz her yeri adeta tez yazar gibi fotoğraflarla anlatmış. Magritte’in hayatını “The Son of Man” resmi eşliğinde 8 Nisan‘da anlatmıştım. Diğer ünlü melon şapkalı resimlerinden “La Golconde”ye 22 Haziran‘da ve The Mysteries of the Horizon’a 11 Ağustos‘ta yer vermiştim. Gizemli resmi “Homesickness”ı ise 13 Ekim‘de anlatmıştım. Hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın.
Ressam : Eugene Boudin (1824-1898)
Resim : The Beach at Villerville (1864)
Nerede : National Galllery of Art, Washington, ABD
Boyutu: 45,7 cm x 76,3 cm
Gökyüzünün ustanından bir akşamüstü Villerville’nin sahilinden bir manzara. Villerville, Kuzey Fransa’da bir sahil kasabası. Boudin’in yaz aylarında daha iyi gözyüzü yakalayabilmek için sık sık Kuzey Fransa kıyılarına seyahatler yaptığından bahsetmiştim. 16 Mart‘ta The Port of Cameret resmi vesilesiyle hayatını anlatmıştım, hatırlamak isterseniz tarih linkine tıklayın.
Ressam : James Tissot (1836-1902)
Resmin Adi : Hide and Seek (1877)
Nerede : National Gallery of Art, Washington, ABD
Boyutu : 73,4 cm x 53,9 cm
Tissot’un kumaşları en görkemli halleriyle resmetme yeteneğinden bahsetmiştim. Bu yeteneğini, sadece güzel kadınların giydiği muhteşem kıyafetlerde değil, günlük hayattan sahnelerde de fazlasıyla ortaya koymuş. Saklambaç oynayan şu 3 çocuğa bakın, ikisi koltuğun ardında gizleniyor. Beyazlı küçük kızın üstüne adeta Rembrandt ışığı konmuş, fistolu elbisesi detaylarıyla ortada. Arkada gazete okuyan, olaydan uzak bir bayan var. Resimde geriye gittikçe detayar azalıyor. Ama asıl güzellik halı ve postlarda. Koltukların üzerindeki hayvan postları ne kadar da parlak. Tissot’un hayatını ve ilginç resmi The Ball’u 10 Eylül‘de anlatmıştım, hatırlamak isterseniz tıklayın.
Ressam : Giovanni Paolo Panini (1691 - 1765)
Resmin Adi : Interior of the Pantheon, Rome (1734)
Nerede : National Gallery of Art, Washington, ABD
Boyutu : 99 cm x 128 cm
Bu resmi uzaktan görüp de fotoğraf olup olmadığı konusunda tereddüt yaşamayan yoktur herhalde. İtalyan usta Panini yine harikalar yaratmış. Panini’den 18 Mart’ta kısaca bahsetmiştim, hatırlamak isterseniz burada.
Ressam : Claude Oscar Monet (1840-1926)
Resmin Adi : Madame Monet and Her Son - Woman with parasol (1875)
Nerede : National Gallery of Art, Washington, ABD
Boyutu : 100 cm x 81 cm
Monet, Manet’in yönlendirmesiyle 1871 sonlarında Argenteuil’de kalacak bir yer keşfetmişti. Buradaki coğrafya, ona uzun zaman resimlerindeki en verimli dönemlerini yaşattı. Resimde Monet’nin büyük aşkı ve ilk eşi Camille, oğullarıyla beraber. Klasik bir portreden çok uzak, onlar Argenteuil’de güneşli bir günde gezintiye çıkmışlar ve Monet’nin objektifine yakalanmış gibiler. Monet bu resmi 1876’da sergilediğinde büyük ses getirmiş ve övgülere boğulmuştu. Monet’nin uzun ve yorucu hayatını 30 Mart‘ta anlatmıştım, The Water Lily Pond isimli muhteşem resmi eşliğinde. 13 Haziran‘da ise The Houses of Parliament resminden bahsetmiştim, hatırlamak isterseniz tarihlere tıklayın.