Czartoryski Museum

Showing 1 post tagged Czartoryski Museum

Ressam : Leonardo da Vinci (1452-1519)
Resmin Adi : Lady with an Ermine (1582-1590)
Nerede : Czartoryski Museum, Kraków, Polonya
Boyutu : 54,8 cm x 40,3 cm
Karşınızda Mona Lisa‘nın bu dünyadaki en büyük rakibi; Lady with Ermine. Resimdeki kadın,... High-res

Ressam : Leonardo da Vinci (1452-1519)

Resmin Adi : Lady with an Ermine  (1582-1590)

Nerede : Czartoryski Museum, Kraków, Polonya

Boyutu : 54,8 cm x 40,3 cm

Karşınızda Mona Lisa‘nın bu dünyadaki en büyük rakibi; Lady with Ermine. Resimdeki kadın, Cecilia Gallerani. Soylu olmayan bir ailenin, güzel ve eğitimli kızı. Cecilia, küçük yaşta nişanlanıyor ama Milan'ın hükümdarı olan Lodovico Sforza ile tanışınca işler değişiyor. Nişan atılıyor ve Cecilia Lodovico 'nun metresi olarak saraya taşınıyor. Cecilia herhangi bir metres değil, şiirler yazıyor, şarkı söylüyor, enstrüman çalıyor. Bu sebeple de Lodovico'nun gözdesi. Leonardo Milano'da yaşadığından, Lodovico herkes gibi Leonardo'nun da patronu. Cecilia için ne büyük şans ki, Leonardo onun bir portresini yapıyor. Resimde Cecilia sadece 16 yaşında. Leonardo ise 30'lu yaşlarında. Kızın kucağındaki “ermein” denilen hayvan Türkçe'de as ya da kakım olarak bilinen bir gelincik türü. Bu hayvanın diğer gelinciklerden farkı, sadece kışın tüylerinin tamamen beyaza dönmesi.  Bu özelliği ile de saflığı ve temizliği temsil ediyor. Bu hayvan aynı zamanda Lodovico ailesinin de sembolü. Cecilia'nın kucağında bu hayvanı tutması hem onun saflığına, hem de sevgilisi Lodovico'ya olan bağlılığına bir gönderme. Vücudu tıpkı Mona Lisa gibi sola dönük ama hem hayvanın hem de Cecilia'nın başı tam ters yöne bakıyor. Sanki bir ses gelmiş de ona bakıyorlarmış gibi. Malesef Cecilia'nın şansı hep böyle iyi gitmiyor. 1591'de Lodovico'dan bir oğlu oluyor ama Lodovico onun yerine bir başka soylu kadınla evleniyor. Mecburen bir süre sonra saraydan ayrılıyor. Resmin sol üst köşesinde “La belle ferronnière” ve alt satırda “Leonard Dawinci” yazıyor. Bu yazı Leonardo tarafından yazılmamış. Resim 1798'de Czartoryski ailesi tarafından satın alınıyor ve muhtemelen Polonya'ya getirildiğinde bu not ekleniyor. Resime neden “La belle ferronnière” yazıldığını soracak olursanız, sebebi Leonardo'nun Louvre'da bulunan La belle ferronnière isimli portresindeki kadına benzetilmesi. Bu nasıl bir cürret inanılır gibi değil. Adam sırf benzetti diye Leonardo'nun resminin üzerine bir yazı yazabiliyor, cahilllik diye buna denir. Resmin arka planında oluşmaya başlayan hasarlar sebebiyle, daha fazla zarar görmemesi için, bir de restorasyon yapılıyor. Kaynaklarda anlatılana göre mavi-gri olan fon, siyah olarak yeniden boyanıyor. Tahminler bu işlemi 1830'larda ünlü ressam Eugène Delacroix'nun yaptığı yönünde. Resimde yapılan incemelerde, Leonardo'nun parmak izine rastlanmış. Bu dönemde yağlı boya İtalya'da yeni yeni kullanılıyordu ve Leonardo bir öncü olarak bu yeni boyayı ilk kullanan ve en iyi şekilde uygulamaya çalışandı. Bu sebeple parmaklarını da kullanıp, boyayı en iyi şekilde uygulamış olmalı. 9 Kasım 2011-5 Şubat 2012 tarihleri arasında Londra'daki National Gallery'de bir Leonardo sergisi düzenlendi. Amaç Leonardo'nun müzelerde bulunan resimlerini bir arada toplamak ve Leonardo'nun büyüleyici yeteneğini tartışmak, yüceltmekti. Sözkonusu sergi ile ilgili tüm tanıtım, Mona Lisa ve Lady with an Ermine resimleri arasındaki rekabet öne sürülerek yapıldı. İki resmi yan yana görenler için tabiki zor bir soruydu. Mona Lisa'nın gizemli tebessümü ve fondaki manzaranın büyüleyiciliği ortada ama bir taraftan da Cecilia'nın yüzündeki, elindeki kusursuz detaylar, saflık ve temizlik çok göz alıcı. Polonyalı müze yöneticileri, doğal olarak “Lady with an Ermine"in Leonardo'nun en iyi resmi olduğunu ve gelecekte Mona Lisa'dan daha ünlü olacağını iddia ediyorlar. Ben "Lady with an Ermine"i gözümle görmedim ama, şuna çok eminim ki, bugün Louvre Müzesi'nde Mona Lisa yerine Lady with an Ermine asılı olsa, o daha ünlü olurdu. Polonyalılar daha 1800'lerde  bile Louvre'da bulunan resmin ismini hiç tereddüt etmeden "Lady with an Ermine” üzerine yazıvermişler, düşünün. Kim daha çok insana ulaşıyorsa, ondaki resim daha ünlü olacaktır, hiç şüphesiz. Leonardo’nun külkedisi gibi başlayan, eşcinselliği sebebiyle karmaşıklayan ilginç hayatını Kayalıklardaki Bakire resmi vesilesiyle 25 Nisan‘da anlatmıştım. 25 Haziran‘da Mona Lisa’yı, 25 Ağustos‘ta The Last Supper, 25 Ekim‘de oto-portresini, 25 Aralık'ta ise St. John the Baptist resmini anlatmıştım. Hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın.  

*** SON ***