Ressam : Félix Vallotton (1865-1925)
Resmin Adi : The Ball (1899)
Nerede : Orsay, Paris, Fransa
Boyutu : 48 cm x 61 cm
İsviçreli post-impressionist ressam Vallotton, Lozan’da doğdu. 17 yaşında liseden mezun olmasıyla Paris’e taşındı. Lozan, İsviçre’nin Fransızca konuşulan bir şehri olduğundan dil problemi yoktu. Paris’te özel bir resim akademisi olan Akademi Julian’da okudu. Louvre’daki ustaların resimlerinden etkilendi. 20 yaşında yaptığı ilk otoportresi, Salon’da sergilendi ve övgüler aldı. Vallotton, gravürde de ustaydı, tahta üzerinde yaptığı oymalar, dergilerde yayınlandı, takdir topladı. İzlenimcilerden ve sembolistlerden etkilendi. Ama en çok Nabiler grubunda yaptığı çalışmalarla anılır. Nabiler, Parisli birkaç ressamın kurduğu, ışığı, gölgeleri ve anlık haraketleri tasvir eden çalışmalarla ünlü bir gruptu. Vallotton, 34 yaşındayken, 3 çocuklu dul bir kadın ile evlendi. Eşinin kardeşinin, bir sanat galerisi vardı. Bu galeri sayesinde Vallotton daha rahat ve para sorunu olmazksızın çalışabildi. Evlenmesinden 1 yıl sonra ise Fransız vatandaşı oldu. Hemen bir çıkar evliliği olarak düşünmemek lazım. Vallotton, ilginç bir şekilde 1.Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ile birlikte Fransa ordusuna katılmak istedi, neredeyse 50 yaşında olduğundan orduya kabul edilmedi. Ama bu Vallotton’un kendini gerçek bir Fransız gibi hissettiğinin en büyük göstergesi. Vallotton’un resimlerde kadın poposuna da özel bir ilgisi vardı. Birçok resminde çıplak kadınları, özellikle arkadan tasvir etti. Vallotton, 60 yaşındayken, kanser sebebiyle hayatını kaybetti. The Ball – Top resmi, neredeyse kendimi bildim bileli sevdiğim bir resmidir. Bir kopyası, 20 yıldan fazla evimizin duvarında asılıydı. Bu resim, Nabi grubu etkisiyle yaptığı, teknik açıdan tartışmalar da yaratan, en ünlü resimlerinden biri. Vallotton, bu resimde, sadece gerektiği kadar detay verip, bilinçli olarak resmi daha izlenimci bir üslüpla resmetti. Resimde gölgeler ve kız çocuğunun anlık hareketi ön planda, kızın her an topa koşacak bir hali var. Diğer taraftan resim, kuş bakışı bir açıdan resmedilmiş olmasına rağmen, uzaktaki kadınların, gerçekten uzakta olduğu hissedildiği gibi, aynı zamanda çocukla aynı düzlemde olduğu da hissediliyor. High-res

Ressam : Félix Vallotton (1865-1925)

Resmin Adi : The Ball (1899)

Nerede : Orsay, Paris, Fransa

Boyutu : 48 cm x 61 cm

İsviçreli post-impressionist ressam Vallotton, Lozan’da doğdu. 17 yaşında liseden mezun olmasıyla Paris’e taşındı. Lozan, İsviçre’nin Fransızca konuşulan bir şehri olduğundan dil problemi yoktu. Paris’te özel bir resim akademisi olan Akademi Julian’da okudu. Louvre’daki ustaların resimlerinden etkilendi. 20 yaşında yaptığı ilk otoportresi, Salon’da sergilendi ve övgüler aldı. Vallotton, gravürde de ustaydı, tahta üzerinde yaptığı oymalar, dergilerde yayınlandı, takdir topladı. İzlenimcilerden ve sembolistlerden etkilendi. Ama en çok Nabiler grubunda yaptığı çalışmalarla anılır. Nabiler, Parisli birkaç ressamın kurduğu, ışığı, gölgeleri ve anlık haraketleri tasvir eden çalışmalarla ünlü bir gruptu. Vallotton, 34 yaşındayken, 3 çocuklu dul bir kadın ile evlendi. Eşinin kardeşinin, bir sanat galerisi vardı. Bu galeri sayesinde Vallotton daha rahat ve para sorunu olmazksızın çalışabildi. Evlenmesinden 1 yıl sonra ise Fransız vatandaşı oldu. Hemen bir çıkar evliliği olarak düşünmemek lazım. Vallotton, ilginç bir şekilde 1.Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ile birlikte Fransa ordusuna katılmak istedi, neredeyse 50 yaşında olduğundan orduya kabul edilmedi. Ama bu Vallotton’un kendini gerçek bir Fransız gibi hissettiğinin en büyük göstergesi. Vallotton’un resimlerde kadın poposuna da özel bir ilgisi vardı. Birçok resminde çıplak kadınları, özellikle arkadan tasvir etti. Vallotton, 60 yaşındayken, kanser sebebiyle hayatını kaybetti. The Ball – Top resmi, neredeyse kendimi bildim bileli sevdiğim bir resmidir. Bir kopyası, 20 yıldan fazla evimizin duvarında asılıydı. Bu resim, Nabi grubu etkisiyle yaptığı, teknik açıdan tartışmalar da yaratan, en ünlü resimlerinden biri. Vallotton, bu resimde, sadece gerektiği kadar detay verip, bilinçli olarak resmi daha izlenimci bir üslüpla resmetti. Resimde gölgeler ve kız çocuğunun anlık hareketi ön planda, kızın her an topa koşacak bir hali var. Diğer taraftan resim, kuş bakışı bir açıdan resmedilmiş olmasına rağmen, uzaktaki kadınların, gerçekten uzakta olduğu hissedildiği gibi, aynı zamanda çocukla aynı düzlemde olduğu da hissediliyor.