Ressam : Francisco Goya (1746-1828)
Resmin Adi : The Third of May 1808 (1814)
Nerede : Prado Museum, Madrid, İspanya
Boyutu : 2,66 m x 3,45 m
İspanyol romatizm akımı ustası Goya, resim yapmaya 14 yaşındayken çıraklıkla başladı. Madrid’e taşınıp kraliyet ailesi tarafından tutulan bir ressamın yayında eğitim aldı. 17 ve 20 yaşındayken 2 kere Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’ne başvurdu ama ikisinde de kabul edilmedi. Pes etmedi, resim yapmaya devam etti, 25 yaşına geldiğinde İtalya’da resim yarışmasında ödül kazandı. Madrid’e geri dönüdüğünde akademi üyesi ressam Francisco Bayeu ile çalışmaya başladı. Bayeu’nun yönlendirmesi ile 42 desen yaptı ve bu desenler saraylarda dekorasyon amaçlı kullanıldı.1773’te Bayeu’nun kızıyla evlendi. Kilise için yaptığı bir resim ona akademi üyeliği yolunu açtı. 1783’ten itibaren de kraliyet ailesinin ve saray eşrafının portrelerini yapmaya başladı. 1792’de sağır oldu, bu onu doğal olarak içine kapanık yaptı ve daha karanlık çizimlere yöneldi. Goya 93-94 yıllarında “Darker Realms” serisi olan teneke üzerine 11 adet resim boyaması yaptı. Sonrasında daha da ağır vertigo hastalığına yakalandı ve sağırlığına bayılma nöbetleri ve yarı körlük de eklendi. 1799’da 80 adetlik Caprichos serisini tamamladı, bunlar bakır levhaya kezzap işleyerek yarattığı çizimlerdi. Ünlü “Aklın uyuması canavarlar yaratır” sözünü bu seride kullanmıştır. Hemen akabinde tartışmalı Çıplak Maya ve Giyinik Maya gibi şahaserlerini tamamlamıştı. Yani karanlık resimleri adeta bir proje gibi görüyor, bitirince o ruh halinden çıkıp, romantizm akımına ait resimlerine de devam edebiliyordu. Fransız istilası başladığında Goya savaşın tam da göbeği Madrid’teydi, yani diğer ressamlar gibi uzaktan savaşı duyup onu anlı şanlı tasvir etmek yerine, güzünün gördüğünü, yani savaşın acılarını resmetti. 1814’te yaptığı “Madrid’te 3 Mayıs 1808”  resmi, ayaklanan İspanyol halkın Fransız askerler tarafından yüzlerine silah doğrultulmuş korku dolu hallerini ve aralarından birinin çaresizce kollarını açmış bakışını anlatır. Bu o döneme kadar yapılmış en gerçekçi ve en çarpıcı savaş komposizyonudur. 1819- 1823 döneminde de 14 resimden oluşan “Black paintings” serisini yaptı. Goya saray ressamlığı yaptığı halde, inancı doğrultusunda saraya karşı duran resimler de yapabilmiş ve ilginç bir şekilde saray tarafından hiç dışlanmamıştır. 1824’te sağlığını bahane edere kraldan Fransa için vize alıp Bordeaux’a yerleşti. Hiç Fransızca bilmiyordu ama ne de olsa sağırdı, huzuru başka topraklarda bulamaması için bir engel yoktu. 1828’de 82 yaşındayken vefat etti. High-res

Ressam : Francisco Goya (1746-1828)

Resmin Adi : The Third of May 1808 (1814)

Nerede : Prado Museum, Madrid, İspanya

Boyutu : 2,66 m x 3,45 m

İspanyol romatizm akımı ustası Goya, resim yapmaya 14 yaşındayken çıraklıkla başladı. Madrid’e taşınıp kraliyet ailesi tarafından tutulan bir ressamın yayında eğitim aldı. 17 ve 20 yaşındayken 2 kere Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’ne başvurdu ama ikisinde de kabul edilmedi. Pes etmedi, resim yapmaya devam etti, 25 yaşına geldiğinde İtalya’da resim yarışmasında ödül kazandı. Madrid’e geri dönüdüğünde akademi üyesi ressam Francisco Bayeu ile çalışmaya başladı. Bayeu’nun yönlendirmesi ile 42 desen yaptı ve bu desenler saraylarda dekorasyon amaçlı kullanıldı.1773’te Bayeu’nun kızıyla evlendi. Kilise için yaptığı bir resim ona akademi üyeliği yolunu açtı. 1783’ten itibaren de kraliyet ailesinin ve saray eşrafının portrelerini yapmaya başladı. 1792’de sağır oldu, bu onu doğal olarak içine kapanık yaptı ve daha karanlık çizimlere yöneldi. Goya 93-94 yıllarında “Darker Realms” serisi olan teneke üzerine 11 adet resim boyaması yaptı. Sonrasında daha da ağır vertigo hastalığına yakalandı ve sağırlığına bayılma nöbetleri ve yarı körlük de eklendi. 1799’da 80 adetlik Caprichos serisini tamamladı, bunlar bakır levhaya kezzap işleyerek yarattığı çizimlerdi. Ünlü “Aklın uyuması canavarlar yaratır” sözünü bu seride kullanmıştır. Hemen akabinde tartışmalı Çıplak Maya ve Giyinik Maya gibi şahaserlerini tamamlamıştı. Yani karanlık resimleri adeta bir proje gibi görüyor, bitirince o ruh halinden çıkıp, romantizm akımına ait resimlerine de devam edebiliyordu. Fransız istilası başladığında Goya savaşın tam da göbeği Madrid’teydi, yani diğer ressamlar gibi uzaktan savaşı duyup onu anlı şanlı tasvir etmek yerine, güzünün gördüğünü, yani savaşın acılarını resmetti. 1814’te yaptığı “Madrid’te 3 Mayıs 1808”  resmi, ayaklanan İspanyol halkın Fransız askerler tarafından yüzlerine silah doğrultulmuş korku dolu hallerini ve aralarından birinin çaresizce kollarını açmış bakışını anlatır. Bu o döneme kadar yapılmış en gerçekçi ve en çarpıcı savaş komposizyonudur. 1819- 1823 döneminde de 14 resimden oluşan “Black paintings” serisini yaptı. Goya saray ressamlığı yaptığı halde, inancı doğrultusunda saraya karşı duran resimler de yapabilmiş ve ilginç bir şekilde saray tarafından hiç dışlanmamıştır. 1824’te sağlığını bahane edere kraldan Fransa için vize alıp Bordeaux’a yerleşti. Hiç Fransızca bilmiyordu ama ne de olsa sağırdı, huzuru başka topraklarda bulamaması için bir engel yoktu. 1828’de 82 yaşındayken vefat etti.