Ressam : Edouard Vuillard (1868-1940)
Resim :  Jeanne Lanvin (1933)
Nerede : Orsay, Paris, Fransa
Boyutu : 124,5 cm x 136,5 cm
Vuillard, kendisini Nabiler Grubu* ressamlarından biri olarak o kadar net tanıtmıştı ki, tüm resim tarihi gözünün... High-res

Ressam  : Edouard Vuillard (1868-1940)

Resim :   Jeanne Lanvin (1933)

Nerede  :  Orsay, Paris, Fransa

Boyutu  : 124,5 cm x 136,5 cm

Vuillard, kendisini Nabiler Grubu* ressamlarından biri olarak o kadar net tanıtmıştı ki, tüm resim tarihi gözünün gördüğünüyle Vuillard'ı anlatmak yerine, O'nu Nabiler Grubu'nda sıkıştırdı bıraktı. Halbuki O, izlenimci dahilerden biriydi. Üstelik nasıl nilüfer konusunda Monet, balerin konusunda Degas üstadsa, o da iç mekan tasvirinde en iyiysiydi. Bu sebeple bir ilki gerçekleştirip Vuillard'ı anlatmaya “Fransız izlenimci ressam” tanımıyla başlamak istiyorum. Vuillard 10 yaşındayken, ailecek Paris'e taşındılar. Henüz 6 yıl geçmişti ki babası vefat etti. Okulu burslu olarak okudu. Annesiyle birbirlerine kenetlendiler. Annesi korse dikiyordu, bu sebeple Vuillard kumaşları, renkleri çok iyi tanıdı.  Sanat çevresinden iyi arkadaşlıklar edindi. Bu onun resim konusundaki yeteneğini de ortaya çıkarmasını sağladı. Bir ressamın stüdyosunda çalışarak kendini geliştirdi. 4. denemesinde Güzel Sanatlar Akademisi'ne kabul edildi. 1890'da Pierre Bonnard ve Paul Serusier ile tanıştı ve birlikte Nabiler akımına kendilerini kaptırdılar. *Nabiler akımı, ilhamını Gauguin'den alıyordu. Ancak Gauguin o yıllarda Tahiti'de harikalar yaratırken, bu grup tüpten çıkan ana renklere, gerçekçilikten çok uzak tasvirlere ve perspektif içermeyen komposizyonlara takılıp kalmıştı. Bugüne kadar Nabiler grubundan sadece Félix Vallotton‘a yer vermiştim, o da perspektif konusundaki farklı yaklaşımını, bana göre en başarılı şekilde yansıtan ve gerçekten yeni bir şeyler sunan bir ressam olduğundan. Nitekim, Vuillard da içindeki yeteneği farkındaydı ve 1900'lerden itibaren, renklerini yumuşattı ve gittikçe fotoğraf kadar detay içeren ama net olmayan kompozisyonlara yöneldi. İç dekorasyon konusuna çok ilgiliydi, duvar kağıtları, objeler, duvardaki resimler, danteller her şey onun için önemli ve olmazsa olmaz detaylardı. Hatta şöyle söylemişti : “Ben portre yapmam, odaların içinde insanların resmini yaparım”. Vuillard'ın 1890'da yaptığı bu resme bir bakın, şimdi bir de 1932'de yaptığı bu resme bakın. Bu adamı sadece 20'li yaşlarda bir grup arkadaşla biz Nabiciyiz dedi diye Nabilerden ilan edemezsiniz. Nabilermiş, izlenimciymiş farkeder mi diyeceksiniz. Kategorize etmek konuşurken pek mühim değil belki ama bugün izlenimcilik bu popüler ve sevilen bir akımken, Vuillard'ın da izlenimci adledilip, daha çok insana ulaşmasını, daha çok insan tarafından tanınmasını dilerdim. Gelelim yukarıdaki portreye, evet bugün bir moda devi olan Lanvin'in kurucusu Jeanne Lanvin. Jeanne, Vuillard'a  çalışma masasında poz vermiş. Bu resim yapıldığında Lanvin, çoktan bir moda devi olmuştu, sadece giyimde değil, parfümleriyle de en önemli lüks markalardan biriydi. Bu resim, belki o günlerden kalan fotoğraflardan bile daha iyi bir tasvir. Taslakları, kumaş örnekleri, en sevdiği heykeli, kitapları, dağınıklığı ve düzeniyle, ama en önemlisi zarafetiyle efsane Lanvin karşımızda. Eğer Vuillard'ı sevdiyseniz size bir sürprizim var. “Mme. Gillou chez elle” isimli  diğer favorim olan muhteşem resmini yakından görmek isterseniz doğru İzmir'e. Arkas Koleksiyonu'nun Post-Empresyonizm isimli sergisinde sadece Vuillard değil, Renoir, Vallotton, Toulouse-Lautrec, Derain, Van Dongen gibi benim de hayranı olduğum ve defalarca resimlerine ver verdiğim ustaların da resimlerini görebileceğiz. 31 Mart'ta sergi bitiyor, bu sebeple bir an önce program yapmak ve sergi saatleri, adres, telefon konusunda bilgi edinmek isterseniz burada