Ressam : Vincent Van Gogh (1854-1890)
Resim : Wheatfield with Crows (1890)
Nerede : Van Gogh Museum, Amsterdam, Hollanda
Boyutu: 50,2 cm x 103 cm
Van Gogh’un son resmi olduğunu zannedilen ama aslında son resmi olmayan “Wheatfield with Crows” yani “Kargalarla Buğday Tarlası”, Van Gogh’un sanatında adeta patlama yaşadığı son 4 yılında belki de kasvet içeren tek resmidir. Bu yüzden de intihar etmeden önce, bu resmi yaptığı düşünülür. Belki de resimleri bu şekilde anlamlandırmayı çok sevdiğimizden.  Bu resmi 10 Temmuz’da tamamladığını söyleyen bir notu var. Vefat ettiği 29 Temmuz’dan önce tamamlanmış olduğu tahmin edilen 3 resim daha var, biri 14 Temmuz tarihli. Sonuçta, ihtihar etmesine günler kala tamamladığı resimlerden biri olduğu gerçek. Van Gogh, kulağını kesmesi ve Gauguin’i çıldırtmasının ardından, Arles’i terketmek zorunda kalmış, Theo’ya yani Paris’e yakın Auvers’teki Saint Remy hastanesinde kalmaya başlamıştı. Bu manzara da Auvers’den. Özellikle bu resimden değil ama, genel olarak buğday tarlalarını konu ettiği resimlerinden Theo’ya mektuplarında bahsetmişti. Mavi gözyüzü altında sarı buğday tarlaları, yarattığı kontrast ile çok ilgisini çekiyordu. Kızgın gözyüzü altında, rüzgardan şişmiş buğdaylar enginlik hissini çok iyi veriyordu. Bunun yanlızlığını ve üzüntüsünü çok iyi ifade ettiğini düşünüyordu. Ama karamsar anlam çıkmasını istemiyordu bundan, buğday tarlalarının ve bu açıkhava manzarasının ona çok iyi geldiğini de ekliyordu. Bu resim de Van Gogh’un çift kare olarak adlandırılan, yatay resimlerinden. Boyu, eninin iki katı olan kanvasları son zamanlarda severek kullanıyordu. Uzmanlar yıllardır resimdeki kargaları ölümün habercisi, ufukta bitmeyen yolu kaybolmuşluk, yer ve gökyüzünün birbirine karışmasını buhran olarak yorumladı durdu. Birden fazla ışık kaynağı olmasını anlamlandırmaya çalıştı, biri ay ya da güneşse, diğeri neydi? Bilemeyiz ki… Belki de bu sadece Van Gogh’un şahit olduğu enfes manzaralardan biriydi. Temmuz’da, hasat zamanının tam da ortasında, tarlaya kargalar üşüşmüş, böylesine dramatik bir manzarayı Van Gogh’a göz ziyareti olsun diye sunmuşlardı. Hem belki de Van Gogh intihar etmemişti, kendini yaralayıp iki gün süresince ağır ağır ölmesi sadece bir kazaydı. Van Gogh’un hayatını, Yıldızlı Gece resmi vesilesiyle 13 Mart‘ta, Theo’nun oğlu için yaptığı Almond Blossom’u 26 Haziran‘da , Ayçiçeklerini 29 Temmuz‘da, The Courtesan’I  29 Ağustos‘ta, Sarı Ev’i ise 20 Eylül'de anlatmıştım. Bu muhteşem resimleri hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın.  High-res

Ressam : Vincent Van Gogh (1854-1890)

Resim : Wheatfield with Crows (1890)

Nerede : Van Gogh Museum, Amsterdam, Hollanda

Boyutu: 50,2 cm x 103 cm

Van Gogh’un son resmi olduğunu zannedilen ama aslında son resmi olmayan “Wheatfield with Crows” yani “Kargalarla Buğday Tarlası”, Van Gogh’un sanatında adeta patlama yaşadığı son 4 yılında belki de kasvet içeren tek resmidir. Bu yüzden de intihar etmeden önce, bu resmi yaptığı düşünülür. Belki de resimleri bu şekilde anlamlandırmayı çok sevdiğimizden.  Bu resmi 10 Temmuz’da tamamladığını söyleyen bir notu var. Vefat ettiği 29 Temmuz’dan önce tamamlanmış olduğu tahmin edilen 3 resim daha var, biri 14 Temmuz tarihli. Sonuçta, ihtihar etmesine günler kala tamamladığı resimlerden biri olduğu gerçek. Van Gogh, kulağını kesmesi ve Gauguin’i çıldırtmasının ardından, Arles’i terketmek zorunda kalmış, Theo’ya yani Paris’e yakın Auvers’teki Saint Remy hastanesinde kalmaya başlamıştı. Bu manzara da Auvers’den. Özellikle bu resimden değil ama, genel olarak buğday tarlalarını konu ettiği resimlerinden Theo’ya mektuplarında bahsetmişti. Mavi gözyüzü altında sarı buğday tarlaları, yarattığı kontrast ile çok ilgisini çekiyordu. Kızgın gözyüzü altında, rüzgardan şişmiş buğdaylar enginlik hissini çok iyi veriyordu. Bunun yanlızlığını ve üzüntüsünü çok iyi ifade ettiğini düşünüyordu. Ama karamsar anlam çıkmasını istemiyordu bundan, buğday tarlalarının ve bu açıkhava manzarasının ona çok iyi geldiğini de ekliyordu. Bu resim de Van Gogh’un çift kare olarak adlandırılan, yatay resimlerinden. Boyu, eninin iki katı olan kanvasları son zamanlarda severek kullanıyordu. Uzmanlar yıllardır resimdeki kargaları ölümün habercisi, ufukta bitmeyen yolu kaybolmuşluk, yer ve gökyüzünün birbirine karışmasını buhran olarak yorumladı durdu. Birden fazla ışık kaynağı olmasını anlamlandırmaya çalıştı, biri ay ya da güneşse, diğeri neydi? Bilemeyiz ki… Belki de bu sadece Van Gogh’un şahit olduğu enfes manzaralardan biriydi. Temmuz’da, hasat zamanının tam da ortasında, tarlaya kargalar üşüşmüş, böylesine dramatik bir manzarayı Van Gogh’a göz ziyareti olsun diye sunmuşlardı. Hem belki de Van Gogh intihar etmemişti, kendini yaralayıp iki gün süresince ağır ağır ölmesi sadece bir kazaydı. Van Gogh’un hayatını, Yıldızlı Gece resmi vesilesiyle 13 Mart‘ta, Theo’nun oğlu için yaptığı Almond Blossom’u 26 Haziran‘da , Ayçiçeklerini 29 Temmuz‘da, The Courtesan’I  29 Ağustos‘ta, Sarı Ev’i ise 20 Eylül'de anlatmıştım. Bu muhteşem resimleri hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın.